Posts

Cumhurbaşkanı Gül'ün Ziyaretinin Arefesinde Türkiye-İran İlişkileri: Pragmatik Bir İlişkinin İstikrarlı İlerleyişi

CUMHURBAŞKANI GÜL’ÜN ZİYARETİNİN AREFESİNDE TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ: PRAGMATİK BİR İLİŞKİNİN İSTİKRARLI İLERLEYİŞİ Bayram Sinkaya “Halk hareketlerinin” Ortadoğu gündemini belirlediği şu sıralarda Ortadoğu için “Türkiye modeli” mi, “İran modeli” mi tartışmaları oldukça yoğunlaşmışken Türkiye ve İran Cumhurbaşkanları 13 Şubat’ta Tahran’da bir araya gelmeye hazırlanıyor. Bu zirvede tabii ki bölgedeki “kritik” gelişmeler hakkında “görüş alış-verişinde” bulunulacaktır ancak, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İran’a yapacağı ziyaretin asıl gündemini Türkiye-İran ikili ilişkileri oluşturacaktır. Türkiye-İran ilişkilerindeki en önemli gündem maddesi ise son yıllarda giderek ivme kazanan iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerdir. İki ülke siyasi liderleri Başbakan Erdoğan’ın Kasım 2009’da Tahran ziyareti sırasında, o zaman 8 milyar dolar olan ticaret hacminin en kısa süre içerisinde 30 milyar dolara çıkarılmasını hedeflemiştir. Bu çerçevede iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılabilme...

Turkey and the Iranian Nuclear Issue: From a Passive Stance to the Actual Contributor tho the Peaceful Solution?

Bayram Sinkaya, Ph.D. Candidate, Department of International Relations, METU / ORSAM Middle E Turkey’s approach towards the Iranian nuclear program has been widely regarded the political circles, especially in the Western ones, as a litmus testing for its loyalty to the alliance with the West. Turkey’s compromising attitude towards Iran in the last year, particularly its opposition to the imposition of new round of UN sanctions on Iran, and its improving bilateral relations with Iran considered by some analysts as a change of axis in Turkish foreign policy, or Islamification of Turkish foreign policy under the ruling AK Party government. This paper argues that Turkey’s involvement in the mediation efforts between Iran and the West, and its compromising attitude towards Iran is based on its interests invested in balancing its good relations with the West and its improving relations with Iran, and preventing escalation of conflicts in its immediate neighborhood, rather than ideological...

Iran’da Asker–Siyaset İlişkileri ve Devrim Muhafızları’nın Yükselişi

ORSAM :: Dış Politika Analizleri : Iran’da Asker–Siyaset İlişkileri ve Devrim Muhafızları’nın Yükselişi Bayram SİNKAYA, ORSAM Danışmanı, ODTÜ/Atatürk Üniversitesi Araştırma Görevlisi. Devrim Muhafızları’nın İran siyaseti üzerindeki etkisi 1990’ların ortalarından beri belirgin bir şekilde artmıştır. Devrim Muhafızları Hatemi’nin liderliğindeki reformcu hükümet ile çatışma içerisinde iken onun yerini alan Ahmedinecad liderliğindeki radikal hükümetle işbirliği içerisinde olmuştur. Bu makale, Devrim Muhafızları’nın siyasi yükselişinde etkili olan faktörleri ve Devrim Muhafızları-siyaset ilişkilerinin nasıl şekillendiğini incelemektedir. Makalede Muhafızların İran siyasetindeki yükselişi Devrim Muhafızları Ordusu ekseninde ve devrim sonrası ortaya çıkan dinamikler çerçevesinde tartışılmaktadır. 1990’lı yıllarda kurumsallaşmasını tamamlayan ideolojik düzeyi yüksek devrimci ordunun, siyasi elitler arasındaki bölünme ve şiddetli rekabet ortamında öneminin arttığı görülmektedir. Böyle bir ortam...

İran’ın Nükleer Programına Arap Ülkelerinin Yaklaşımı

ORSAM :: Dış Politika Analizleri : "İran’ın Nükleer Programına Arap Ülkelerinin Yaklaşımı Bayram Sinkaya, ORSAM Ortadoğu Danışmanı İran’ın nükleer programı neredeyse on yıldır uluslararası gündemin ilk sıralarında yer almaktadır. Bu durum büyük ölçüde İsrail, Batı Avrupa ülkeleri ve ABD’nin İran’ın nükleer programının silah yapmaya dönük olduğu iddiasından kaynaklanmaktadır. Söz konusu ülkeler İran’ın nükleer programının yalnızca kendi güvenlikleri için değil, komşuları, bütün Ortadoğu bölgesi ve uluslararası sistem için tehdit olduğunu ileri sürmektedir. Bu iddiaya dayanarak adı geçen ülkeler İran’ın nükleer programının durdurulması amacıyla İran üzerinde büyük bir baskı kurmaya çalışmış ve bu amaçla BM Güvenlik Konseyi’nden İran aleyhine bazı yaptırım kararlarının çıkmasını sağlamışlardır. İran’ın nükleer programını varlığına yönelik en ciddi tehdit olarak gören İsrail ise İran’a yönelik acilen daha ciddi tedbirler alınmasını istemektedir. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya ...

İran Yaptırımlarının Mali Boyutları

ORSAM :: Dış Politika Analizleri İran Yaptırımlarının Mali Boyutları Bayram Sinkaya, ORSAM Ortadoğu Danışmanı; Ali Kemal Yıldırım, Bankacı 5+1 Grubu (BM Güvenlik Konseyi Daimi üyeleri ve Almanya) ile müzakerelerinin sonuçsuz kalması üzerine İran yeni yaptırım tehditleriyle karşı karşıya kalmıştır. İran hâlihazırda ABD, AB ve BM Güvenlik Konseyi’nin birbirinden bağımsız yaptırımlarına maruz durumdadır. Bu yaptırımların bir kısmı İranlı üst düzey bürokratın seyahatlerini kısıtlamayı ve mal varlıklarına el koymayı öngörmektedir, bir kısmı ise İran’ın enerji sektörünü hedef almaktadır. Bununla birlikte İran’a yönelik yaptırımların önemli bir kısmı İran’ın nükleer faaliyetleri ve terörizmin finansmanı ile ilgili olduğu iddia edilen bankaları ve şirketleri hedef almaktadır. http://www.orsam.org.tr/files/OA/13/2bayram.pdf 

İran’da Siyasi Gerginlik ve Yeşil Hareket

İran’da Siyasi Gerginlik ve Yeşil Hareket Bayram Sinkaya, ORSAM Ortadoğu Danışmanı İran’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra ortaya çıkan “Yeşil Hareket/Muhalefet” hükümetin ağır polisiye tedbirler yoluyla kontrol altına almaya çalışmasına rağmen canlılığını korumakta ve hemen her fırsatta ortaya çıkmaktadır. Güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri nedeniyle çatışmaların ve kayıpların önlenmesi amacıyla muhalefet, yaygın protesto gösterileri düzenlemek yerine hükümet tarafından tanınan resmi/dini törenleri kullanarak sesini yükseltmektedir. Temmuz ayında gösterilerin şiddet yoluyla bastırılmasından sonra Eylül’de Kudüs Günü’nde, 4 Kasım’da “Emperyalizme Karşı Mücadele Günü”nde, 7 Aralık’ta Öğrenci Günü’nde Ahmedinecad hükümeti karşıtları meydana inmiş ve güvenlik güçleri ile muhalifler arasında çatışmalar ortaya çıkmıştı. Ünlü muhalif Ayetullah Montazeri’nin ölümü İran’da muhalefet saflarını bir kez daha hareketlendirirken, Muharrem ayının 9. ve 10. günlerinde (26-27 Aralık) gösteric...

İran’ın Nükleer Programı: Müzakere Sürecinde Umutların Yükselişi ve Düşüşü

İran’ın Nükleer Programı: Müzakere Sürecinde Umutların Yükselişi ve Düşüşü Bayram Sinkaya, ORSAM Ortadoğu Danışmanı İran 1990’lı yıllardan itibaren savunma altyapısını güçlendirmek ve savunma teknolojilerinde kendi kendine yeterli hale gelebilmek amacıyla yeni bir silahlanma programı başlatmıştır. Bu program kapsamında İran’ın önceliği balistik füze geliştirmek olmuştur. Bu silahlanma programına paralel olarak İran’ın yapımına devrimden önceki yıllarda başlanan Buşehr nükleer santralini Rusya ile işbirliği yaparak tamamlamaya girişmesi, özellikle Batı ülkeleri, ABD ve İsrail tarafından nükleer silahlanma adımı olarak görülmüştür. İran nükleer silah peşinde koştuğunu sürekli yalanlayarak “nükleer enerjinin barışçıl” kullanımını hedeflediğini ilan etmiştir. İran, Nükleer Yayılmanın Önlenmesi Anlaşması’nın (NPT) bir üyesi olarak barışçı nükleer enerjinin bu anlaşma çerçevesinde kendisine tanınan bir hak olduğuna işaret etmiştir. Bu bağlamda İran’ın nükleer tesislerini Uluslararası Atom E...