Posts

Turkey and Iran Relations on the Eve of President Gul’s Visit: The Steady Improvement of A Pragmatic Relationship

Turkey and Iran Relations on the Eve of President Gul’s Visit: The Steady Improvement of A Pragmatic Relationship Bayram Sinkaya, ORSAM Middle East Advisor & METU/Atatürk Univ. At a time that “mass movements” have been determining the Middle Eastern agenda and amidst the intensive debates on the whether the the “Turkish Model” or the “Iranian Model” best serve to the Middle East, the presidents of Turkey and Iran are getting ready to come together in Tehran on February 13. Though the leaders will “exchange views” about the critical developments in the region in the summit, the essential agenda of the President Abdullah Gul’s visit to Iran will be primarily about bilateral relations between the two ocuntries. The most important item on the agenda of the Turkish-Iranian relations is economic relations between the two countries that have accelareted in recent years. The political leaders of the countries aimed to increase the volume of bilateral trade to the level of 30 billi...

Geçmişten Günümüze Türkiye’nin Ortadoğu Politikası ve Batı Etkisi

ADAM AKADEMİ Sayı 1 Haziran 2011 Başlık :Geçmişten Günümüze Türkiye’nin Ortadoğu Politikası ve Batı Etkisi Yazarlar :BAYRAM SİNKAYA Özet Türkiye’nin Batı bağlantısı uzun bir süre boyunca Ortadoğu ile ilişkilerinin şekillenmesinde değişik açılardan olumlu ya da olumsuz bir biçimde etkili olmuştur. Ancak bu süreç son birkaç yılda tersine dönmeye başlamıştır. Bu yeni dönemde Türkiye’nin Ortadoğu ile ilişkileri öyle bir değişim göstermiştir ki bazı durumlarda Batı ile ilişkilerini olumsuz etkilemeye başlamıştır. Bu durum dikkate alınarak bu makalede Türkiye’nin Ortadoğu politikası ve bu politikada Batının etkisi ele alınmıştır. Batı, Türkiye ve Ortadoğu arasındaki bu karşılıklı etkileşimin anlaşılabilmesi için Türkiye’nin Ortadoğu politikası tarihi, bu üçlü ilişkilerdeki hâkim olan tarza göre belirli dönemlere ayrılmıştır. Makalede Türkiye’nin Batılı ve laik kimliği ile Batı ittifakına sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle bölgede hakim olan dinamiklerle çatışma içine girdiği, dolayıs...

Cumhurbaşkanı Gül'ün Ziyaretinin Arefesinde Türkiye-İran İlişkileri: Pragmatik Bir İlişkinin İstikrarlı İlerleyişi

CUMHURBAŞKANI GÜL’ÜN ZİYARETİNİN AREFESİNDE TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ: PRAGMATİK BİR İLİŞKİNİN İSTİKRARLI İLERLEYİŞİ Bayram Sinkaya “Halk hareketlerinin” Ortadoğu gündemini belirlediği şu sıralarda Ortadoğu için “Türkiye modeli” mi, “İran modeli” mi tartışmaları oldukça yoğunlaşmışken Türkiye ve İran Cumhurbaşkanları 13 Şubat’ta Tahran’da bir araya gelmeye hazırlanıyor. Bu zirvede tabii ki bölgedeki “kritik” gelişmeler hakkında “görüş alış-verişinde” bulunulacaktır ancak, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İran’a yapacağı ziyaretin asıl gündemini Türkiye-İran ikili ilişkileri oluşturacaktır. Türkiye-İran ilişkilerindeki en önemli gündem maddesi ise son yıllarda giderek ivme kazanan iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerdir. İki ülke siyasi liderleri Başbakan Erdoğan’ın Kasım 2009’da Tahran ziyareti sırasında, o zaman 8 milyar dolar olan ticaret hacminin en kısa süre içerisinde 30 milyar dolara çıkarılmasını hedeflemiştir. Bu çerçevede iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılabilme...

Turkey and the Iranian Nuclear Issue: From a Passive Stance to the Actual Contributor tho the Peaceful Solution?

Bayram Sinkaya, Ph.D. Candidate, Department of International Relations, METU / ORSAM Middle E Turkey’s approach towards the Iranian nuclear program has been widely regarded the political circles, especially in the Western ones, as a litmus testing for its loyalty to the alliance with the West. Turkey’s compromising attitude towards Iran in the last year, particularly its opposition to the imposition of new round of UN sanctions on Iran, and its improving bilateral relations with Iran considered by some analysts as a change of axis in Turkish foreign policy, or Islamification of Turkish foreign policy under the ruling AK Party government. This paper argues that Turkey’s involvement in the mediation efforts between Iran and the West, and its compromising attitude towards Iran is based on its interests invested in balancing its good relations with the West and its improving relations with Iran, and preventing escalation of conflicts in its immediate neighborhood, rather than ideological...

Iran’da Asker–Siyaset İlişkileri ve Devrim Muhafızları’nın Yükselişi

ORSAM :: Dış Politika Analizleri : Iran’da Asker–Siyaset İlişkileri ve Devrim Muhafızları’nın Yükselişi Bayram SİNKAYA, ORSAM Danışmanı, ODTÜ/Atatürk Üniversitesi Araştırma Görevlisi. Devrim Muhafızları’nın İran siyaseti üzerindeki etkisi 1990’ların ortalarından beri belirgin bir şekilde artmıştır. Devrim Muhafızları Hatemi’nin liderliğindeki reformcu hükümet ile çatışma içerisinde iken onun yerini alan Ahmedinecad liderliğindeki radikal hükümetle işbirliği içerisinde olmuştur. Bu makale, Devrim Muhafızları’nın siyasi yükselişinde etkili olan faktörleri ve Devrim Muhafızları-siyaset ilişkilerinin nasıl şekillendiğini incelemektedir. Makalede Muhafızların İran siyasetindeki yükselişi Devrim Muhafızları Ordusu ekseninde ve devrim sonrası ortaya çıkan dinamikler çerçevesinde tartışılmaktadır. 1990’lı yıllarda kurumsallaşmasını tamamlayan ideolojik düzeyi yüksek devrimci ordunun, siyasi elitler arasındaki bölünme ve şiddetli rekabet ortamında öneminin arttığı görülmektedir. Böyle bir ortam...

İran’ın Nükleer Programına Arap Ülkelerinin Yaklaşımı

ORSAM :: Dış Politika Analizleri : "İran’ın Nükleer Programına Arap Ülkelerinin Yaklaşımı Bayram Sinkaya, ORSAM Ortadoğu Danışmanı İran’ın nükleer programı neredeyse on yıldır uluslararası gündemin ilk sıralarında yer almaktadır. Bu durum büyük ölçüde İsrail, Batı Avrupa ülkeleri ve ABD’nin İran’ın nükleer programının silah yapmaya dönük olduğu iddiasından kaynaklanmaktadır. Söz konusu ülkeler İran’ın nükleer programının yalnızca kendi güvenlikleri için değil, komşuları, bütün Ortadoğu bölgesi ve uluslararası sistem için tehdit olduğunu ileri sürmektedir. Bu iddiaya dayanarak adı geçen ülkeler İran’ın nükleer programının durdurulması amacıyla İran üzerinde büyük bir baskı kurmaya çalışmış ve bu amaçla BM Güvenlik Konseyi’nden İran aleyhine bazı yaptırım kararlarının çıkmasını sağlamışlardır. İran’ın nükleer programını varlığına yönelik en ciddi tehdit olarak gören İsrail ise İran’a yönelik acilen daha ciddi tedbirler alınmasını istemektedir. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya ...

İran Yaptırımlarının Mali Boyutları

ORSAM :: Dış Politika Analizleri İran Yaptırımlarının Mali Boyutları Bayram Sinkaya, ORSAM Ortadoğu Danışmanı; Ali Kemal Yıldırım, Bankacı 5+1 Grubu (BM Güvenlik Konseyi Daimi üyeleri ve Almanya) ile müzakerelerinin sonuçsuz kalması üzerine İran yeni yaptırım tehditleriyle karşı karşıya kalmıştır. İran hâlihazırda ABD, AB ve BM Güvenlik Konseyi’nin birbirinden bağımsız yaptırımlarına maruz durumdadır. Bu yaptırımların bir kısmı İranlı üst düzey bürokratın seyahatlerini kısıtlamayı ve mal varlıklarına el koymayı öngörmektedir, bir kısmı ise İran’ın enerji sektörünü hedef almaktadır. Bununla birlikte İran’a yönelik yaptırımların önemli bir kısmı İran’ın nükleer faaliyetleri ve terörizmin finansmanı ile ilgili olduğu iddia edilen bankaları ve şirketleri hedef almaktadır. http://www.orsam.org.tr/files/OA/13/2bayram.pdf